HAYATA GÜLÜMSEYİN

SIK SORULAN SORULAR

Amalgam içindeki civa miktarı oldukça düşüktür. Amalgam içindeki civanın zararlı olduğunu ispatlayan bir araştırma bulunmamaktadır.

Lamina uygulamalarda mine dokusunun tamamı kaldırılmadan bir yalnızca bir miktarı aşındırılır. Üst çene dişlerine hiçbir kesim yapılmadan uygulanır ve tedavi süresi kısadır.

Kayıp dişleri telafi etme yollarından biridir. Bir veya birden fazla dişin kaybı durumunda oluşan boşlukları doldurmak için, komşu dişlerden destek alınarak, doğal dişlerin üzerine hazırlanan kuronlara tutturularak diş boşluklarına yapay diş ilave edilir.

Köprüler, altın alaşımlar, kıymetli olmayan alaşımlar, porselen veya bütün bu malzemelerin kombinasyonundan oluşabilir.

Zirkonyum köprü metal desteksiz, beyaz bir alaşımdan yapılmış, ileri teknoloji uygulamalarıdır. Zirkonyum köprü daha dayanıklı ve estetiktir.

Diş hekimliğinde porselen kaplamaların alt yapısı olarak kullanılan bir alaşımdır. Bu haliyle metal destekli porselen kaplamaların alternatifidir. Metal destekli porselen kaplama ve köprülere göre oldukça estetiktir. Diş eti problemi , ağız kokusu ve alerjik reaksiyon yaratmamaktadır. Yüksek teknoloji ürünü olan zirkonyum oksit ile metalsiz güçlü ve estetik restorasyonlar başarıyla yapılabilmektedir.

Her yemekten sonra protez, diş fırçası ve sabun kullanarak temizlenmelidir. Protezi akar su altında parmaklarla ovarak temizleme yönteminin protez yüzeyindeki ve eldeki mikroorganizmaları tüm yüzeye yayabileceğinden sabunla iç ve dış yüzeylerini temizlemeye özen gösterilmelidir. Diş macunu protezin dış yüzeyindeki cilasının kaybolmasına sebep olabilir. Ayrıca farklı amaçlar için üretilen temizlik maddeleri ile (çamaşır suyu, bulaşık kremi) temizlenmesi protez yapısını bozacağından, kullanılmamalıdır. Protez (takma diş) temizliği için özel olarak üretilen tablet veya solüsyonları üretici firmanın talimatlarına göre dikkatli bir şekilde kullanılabilir. Protezin üzerine yerleştiği ağız içi dokularının temizliği de önemlidir. Protez çıkartılıp temizledikten sonra ağız içindeki dişsiz alanlar yumuşak bir diş fırçası veya gazlı bez ile temizlenmelidir. Ağızda diş varsa, bu dişler de diş fırçası ve diş macunu ile temizlenmelidir. Protez çıkartıldığında su dolu bir kap içerisinde saklanmalıdır. En az altı ay da bir diş hekimine başvurarak protez gösterilmelidir. Protezlerin yıllarla birlikte değişen dokulara uyumunu sağlamak için en az 2 en fazla 5 yılda bir yenilenmesi faydalıdır.

İleri derecede çürük, diş eti rahatsızları nedeniyle dişin sallanması, ileri derecede diş kırıkları, kanal tedavisinin yetersiz kalması, süt dişlerinin düşmemesi, abse veya kistin zamanında tedavi edilememesi, ortodontik bozukluklar sıklıkla karşılaşılan diş çekimi nedenleridir.

Günümüzde diş çekimi teknik bilgi ve beceri gerektiren bir uygulamadır. Diş çekimi için gereken hekimin kas kuvveti değil, diş çekimi için gerekli aletleri ve uygun tekniği kullanma becerisidir. Diş çekimi açısından bay ve bayan diş hekimi ayrımı yapmak gerçekçi yaklaşım değildir.

Diş kökünün yapısına ve kemik dokusunun yapısına bağlı olarak diş çekimi sırasında diş kırılabilir. Bu hasta ve diş hekimi için korkulacak bir durum değildir. Diş hekimi kırılan dişi uygun müdahale ile kökünden çeker.

Eğer doktorunuzun önerdiği bir ilaç (örneğin antibiyotik) söz konusuysa, mutlaka saatlerine uyarak, düzenli bir şekilde kullanmalısınız. Bir hastalığınız ya da alerjiniz varsa ve ayrıca bu yüzden sürekli kullandığınız ilaçlar mevcutsa, kesinlikle bunları diş hekiminize söylemelisiniz . Çekimden önce pıhtılaşmayı geciktiren aspirin türü ilaçlar kullanılmamalıdır. Mümkünse dişler güzelce fırçalanmalı ve bir antiseptikli suyla çalkalanmalıdır. Böylece ağızdaki bakterilerin azalması ve enfeksiyon riskinin düşürülmesi iyi olur.

Akıl dişi ağızda en son süren diştir ve aynı zamanda üçüncü büyük azı dişi olarak da bilinir. Genellik on yedi- yirmi beş yaş arasında sürer.

Gömük dişler daha çok diş eti hastalıkları ve Perikoronit vakalarında, gömük dişin çürümesi ve diğer dişlere zarar vermesi halinde, gömük dişin çenenin kırılma riskini artırması halinde, gömük dişin etrafındaki kesenin kistik oluşum riski yaratması halinde çekilmektedir.

Gömülü diş protezin kullanımına engel olacağından, hastadan alınan radyografiler yardımıyla gömülü diş varlığı saptanmalı ve protez uygulanmadan önce gömük dişler cerrahi olarak çıkartılmalıdır.

İmplant konulması öngörülen bölgede, çene kemiğinin, bu implant vidalarını kabul edecek yükseklik ve genişliğe sahip olması gerekmektedir. Varolan kemiğin yapısı da implant başarısını etkileyen faktörlerden birisidir. Ayrıca tedaviden önce ve implant ağızda kaldığı sürece diş etlerinin tamamen sağlıklı olması gerekmektedir. Hastanın genel sağlık durumu iyi olduğu sürece implant uygulamasını engelleyecek bir üst yaş limiti yoktur ancak kemik gelişimi tamamlanmamış çok genç hastalara uygulanması tercih edilmeyebilir.

Operasyon genellikle lokal anestezi ile yapılır. İşlem sırasında ağrı hissedilmemesi için hekim gereken önlemi alır. Ancak işlem sonrası, anestezi etkisi azaldığında duyulabilecek ağrı basit ağrı kesiciler ile giderilebilir.

İmplantların kemik ile tam birleşmesini sağlamak için ilk 3-6 ay boyunca implant üstüne protez konulmamalıdır. Ancak hastanın sosyal hayatını rahatlıkla devam ettirmesi ve hastanın kendisini iyi hissetmesi için geçici protez yapılarak hastaya takılabilir.

İmplant tedavisi estetik sonuçlar doğurabilir ancak buna rağmen tedavinin asıl amacı kayıp dişlerin işlevsel ve biçimsel fonksiyonlarını geri kazandırmaktır. Diş kaybının yaratacağı komplikasyonları doğal dişe en uygun yapılarla telafi etmektir.

İmplant uygulamalarında komşu sağlam dişler üzerinde herhangi bir tahribat yapılmamaktadır. Tam protezlerde karşımıza çıkabilen çiğneme, konuşma ve tat alma sorunları implant uygulamalarında yaşanmaz. Bu açılardan tedavinin sağladığı yaşam kalitesi, konfor oldukça yüksektir. İmplant uygulanan hasta çiğneme kuvvetine bağlı yemek kısıtı olmadığından daha sağlıklı ve dengeli beslenir. Diş doğal yapıya uygun olduğundan hasta, kendini, estetik açıdan iyi ve özgüveni yüksek hisseder.

Uygulama kaliteli bir implant ile yapılmış, başarılı olarak yerleştirilmiş ve hastanın çenesine uyum sağlamışsa, rutin ağız ve diş sağlığı bakımı yapılması, düzenli doktor kontrolü ve diş eti rahatsızlığı yaşanmaması durumunda implantlar uzun ömürlüdür.

İmplant ile doğal dişin ağız hijyeni ve bakımı açısından farkı yoktur. Çene kemiği ile biyolojik olarak kaynaşmış olan implantın ağızdaki diğer dişlerle birlikte temizlik ve bakımı yapılmalıdır. Ağız hijyenine önem verilmesi, sigara kullanılmaması implant ömrünü uzatır.

İmplant öncesi hastanın genel sağlık durumu, kemik yapısı ve ağız içi durumu klinik ve radyolojik olarak değerlendirilerek tedaviye uygunluğuna karar verilir. Bu durumlara bağlı olarak implant tedavilerinde %90-95 başarı sağlanır. Sadece implant değil, sağlıkla ilgili hiçbir tedavi için garanti vermek etik değildir. Hastaya verebileceğimiz garanti değil, doğru bilgidir

Titanyumla ilgili  kanser vakasına rastlanmamıştır. Titanyum sadece implantta değil, tıbbın başka alanlarında da yoğun kullanılan bir metaldir. Doku dostudur.

Dişlerin çene üzerinde doğal bir sıralanışı vardır. Çene ve diş gelişimindeki anormallik yüz estetiğine yansır ve kolaylıkla fark edilir. Alt dişlerin üst dişlere göre daha önde ya da üst dişlerin alt dişlere göre daha geride konumlanması, alt ve üst ön dişlerin kapanış sırasında birbiri ile temas etmemesi, dişler arasında boşluk olması ve dişlerin çapraşık olması halinde ortodontik tedaviye için diş hekimi ile görüşülmelidir.

Uzun süreli parmak emme, tırnak yeme, kalem ısırma gibi alışkanlıklar diş ve çene gelişmesini olumsuz etkiler.

Ortodontik tedavide sıklıkla kullanılan kullanılan metal ve porselen braketlerin sağlığımıza zararı tespit edilmemiştir.

Bebeğin ilk dişleri sürdüğünde diş temizliği ebeveyn tarafından yapılmaya başlanmalıdır. En az 2 kez olmak üzere (Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce) diş yüzeyleri gazlı bezle ıslatılarak temizlenmelidir.

Çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra diş temizliğinde fırça kullanılması uygundur.

Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce olmak üzere en az 2 kez yıkanması diş bakımı ve fırçalama alışkanlığının kazanılması için önemlidir.

20 yaş dişlerinin yaklaşık 1 yıl içinde normal yerini alması beklenir. Eğer bu süre içinde olması gereken yerde değilse gömük diş olarak tanımlanır. Diş kısmen ya da tamamen gömük olabilir.

Çoğunlukla 20 yaş dişi dört tanedir. Nadiren bazı kişilerde hiç görülmez, nadiren de dörtten fazla olabilir. Bazı klinik vakalarda 8 adet 20 yaş dişi görülmüştür.

20 yaş dişleri önemleri ile değil yarattıkları sorunlar ile dikkati çeken dişlerdir. Zamanla insanoğlunun çene yapısı küçülmüştür. Yumuşak besinleri tüketme alışkanlığının artması çiğneme ihtiyacını da azalmıştır. Küçülen çene ve azalan çiğneme ihtiyacı 20 yaş dişlerinin önemini en aza indirmiştir.

20 yaş dişlerin yol açacağı sorunlar çenenin büyüklüğü, dişin sürme yönü ve hijyeni gibi birden çok faktöre bağlı olarak, gömük, çürüme, kist ve ağrı, diş eti enfeksiyonu, yanak ısırma, diş şeklinin bozulması gibi sorunlardır.

Kanama, şişkinlik ve enfeksiyon riski dikkate alınarak; ilk 24 saat kontrol edilmelidir. Pıhtı oluşumu için yaralı bölgeye ısırma hareketi ile en az yarım saat tampon uygulanmalıdır. Oluşan pıhtıyı parçalayacağından tükürme ve çalkalama yapılmamalıdır. Sıcak beslenme ve duştan kaçınılmalıdır. Yaralı tarafta çiğneme yapılmamalıdır. Aspirin kumadin gibi kanamayı artırıcı ilaçlar kullanılmamalıdır. Yara kurcalanmamalıdır. Ödem soğuk tampon uygulanarak kontrol altına alınmalıdır. Ağız temizliği yumuşak hareketlerle yapılmalıdır.

Çekim sonrası hafif şişlik, kanama ve ağrı olabilir. Tedavi öncesi ve sonrası iyi planlanmış ve hasta hekimin tavsiyelerine uymuşsa bu şikayetler yok denecek kadar azalır.

Süt dişleri çocuğun düzgün beslenmesini ve düzgün konuşmasını sağlar. Süt dişleri, yerine gelecek daimi dişler için kapladıkları yeri korurlar ve daimi dişlere rehberlik ederler. Süt dişi çekildiğinde doğal yer tutuculuk görevi de sonlanır.

Bu açıklık yerlerine gelecek daimi dişlere yer sağladığı için normaldir.

Süt dişleri, yapılarındaki farklılıklar nedeniyle daimi dişlere oranla çürümeye daha yatkındır. Tabakaları çok ince, dentin kanalcıkları geniş ve geçirgendir. Pulpa denilen tabaka da yüzeye çok yakındır. Bu nedenle süt dişleri çok zayıf karakterli dişlerdir. Süt dişlerinde başlayan çürükler çok hızlı bir şekilde ilerler.

Dolgu, kanal tedavisi ve çelik kron ile çürük kontrol altına alınabilir.

Çürük dişler sürekli enfeksiyon riski taşır. Tedavi edilmezse diş ağrısı, ağız kokusu vb. gibi daha ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.

Süt dişleri, daimi dişlere yer tutarak rehberlik ederler. Süt dişi erken çekilirse daimi dişlere yer kalmaz ve yer darlığı oluşur.

Çürük dişler sürekli enfeksiyon riski taşır. Tedavi edilmezse diş ağrısı, ağız kokusu vb. gibi daha ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Çürükten korunmak için; ağız içi temizliği iyi yapılmalı, flor ve fissür uygulamalarından faydalanılmalıdır.

Tedavi edilmeyen biberon çürüğü ağrı ve iltihaplanmaya sebep olur. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar. Bu dişler çekilmek zorunda kalırsa çocukta konuşma problemleri ortaya çıkabilir.

Düşme, çarpma, trafik kazaları, spor yaralanmaları gibi çeşitli travmalar sonucunda dişlerde veya yumuşak dokularda birtakım zararlar meydana gelebilir. Dişlerde sallanmalar, kırılmalar, dişin kemik içerisine gömülmesi veya tamamen yerinden çıkması; yumuşak doku yaralanmaları söz konusu olabilir. Bu gibi durumlarda dişin kırılan parçası veya tamamı çıktıysa diş bulunup köküne dokunmamaya çalışarak süt, tükürük veya serum içerisinde saklanmalı; en kısa sürede diş hekimine başvurulmalıdır.

İLETİŞİM












Telefon: 0 (216) 356 05 15 – Bağdat Caddesi

Telefon: 0 (216) 336 42 40 – Kadıköy

BLOG YAZILARI

BİZİ TAKİP EDİN