Diş Eti Kanaması ve Diş Eti Hastalıkları

Diş hekimliğinde ‘Periodontoloji Bölümü’, dişlerin ve implantları çevreleyen dokuları etkileyen iltihabi durumları inceleyen ve bu dokularda oluşan harabiyet veya hastalıkları teşhis edip tedavi ederek sağlığın devamlılığını sağlamayı amaçlayan önemli bir bilim dalıdır.

Dişeti; ağız boşluğunu oluşturan, keratinize olmuş epitelle kaplı fibröz dokudur. Sağlıklı bir dişeti açık pembe (soluk pembe) renginde, sıkı kıvamda, şiş olmayan, yüzeyi hafif pürtüklü ve dişe doğru bıçak sırtı gibi incelerek sonlanan dokudur. Dişeti sağlığının devamlılığının korunması sadece dişetleri için değil dişlerimizi ve onları destekleyen yapıların sağlığını idame ettirerek çiğneme fonksiyonunu ve okluzyonu iyi bir şekilde sağlayarak dolaylı olarak sindirimimize de yardımcı olmaktadır.

Diş eti hastalığı (dişeti iltihabı) ‘gingivitis‘ denilen durumla başlar. Diş eti iltihabında en sık görülen dişeti kanamaları ve fırçalama sırasında hassas dişetleridir. Diğer bulgular ise kötü ağız kokusu (bunun sebebi başka nedenlerden de olabilmekte), dişetleri arasından iltihabi akıntı olması, dişetlerinin koyu kırmızı-mor renkte olması diş fırçalarken kanama görülmesidir. Hastalar bu durumda rahatsızlık duymayabilir veya ağrı duymadığı gibi bazen bu duruma ağrı da eşlik edebilir. Gingivitis dediğimiz bu başlangıç dişeti iltihabının erken dönemde teşhis edilmesi çok önemlidir. Hem kolay ve tedavi başarı şansı çok yüksek olur hem de ileri periodontitis hastalıklar önlenmiş olur.

Diş eti hastalığının en büyük nedeni dişler üzerinde biriken renksiz, yapışkan ve diş fırçalama ile uzaklaştırılabilen film tabakası olarak adlandırdığımız ‘Bakteriyel diş plağı’ dır. Bu plağın etkin bir şekilde diş fırçalama ve/veya diş ipi/ara yüz fırçaları ile dişlerden uzaklaştırılması ile sağlanır. Plak eğer tam olarak uzaklaştırılamazsa diş taşı (diş tartarı ) dediğimiz yapılar oluşmakta ve bakterilerden salınan zararlı enzimler ile dişetlerinde hassasiyet ve irritasyona neden olmaktadır.

Diş taşı ve plaklar pürüzlü yapılara sahip olup herhangi bir ağrı oluşturmamaktadır, bu sebeple hastalar tarafından geç fark edilir. Bu dönemde yapılacak olan tedavinin ilki olarak hekim tarafından özel aletler ile diş taşları ve plakları ağızdan uzaklaştırılır. Hastaya ağız bakımında doğru fırçalama yöntemi ve diş ipi kullanımı anlatılarak hasta motive edilir ve kontrole çağrılarak hastanın tekrar muayenesi yapılır ve dokuların iyileşmesine bakılır.

Tabi ki daha ileri hastalıklarda; yani başlangıç iltihabi durum tedavi edilmezse bakterilerden salınan zararlı ürünler daha derin dokulara yerleşir ve ilerlemesi çok daha kolaylaşır. Daha derin dokularda dişleri destekleyen alveol kemiğinde yıkım meydana gelmeye başlar, dişin boyu uzar ve dişler mobil (sallantı) hale gelmeye başlar. Eğer tedavi edilmezse hastalık diş çekimi ile son bulabilir. Periodontitis dediğimiz ileri dişeti iltihabında iyi olmayan bir ağız bakımı ile buna sistemik hastalıklar da diş ve dokuları etkileyerek bu hastalığa eşlik edebilir. Bu sistemik hastalıklardan bazıları diyabet, kalıtsal faktörler, hormonal değişimlerdir. Hastalarımızın ileri diş eti iltihabi durumlarında yapılacak tedaviler arasında küretaj, flap operasyonu, yumuşak doku greftleri gibi tedaviler yapılmaktadır. Unutulmamalıdır ki günde düzenli olarak ve doğru diş fırçalama yöntemi ile en az iki defa diş fırçalanması ve bunun diş ipi, ara yüz fırçaları, gargaralar ile desteklenmesi diş eti iltihabı ve hastalıklarını önlemektedir. Her hastada tedavi aynı olmadığı gibi her hastada bu iltihabi durum aynı hızda ilerlememektedir. Hastalarımızın bu nedenle hiçbir şikayetçi olmasa dahi, en az senede bir defa muhakkak muayeneye kontrole gelmesi ile başlangıç olan hastalıkları ve iltihabı durumları saptamak, bunları tedavi etmek ve daha ileriye gitmesini önleyerek diş dokusunu ve bütünlüğünü korumasını sağlamada en önemli anahtardır.

Online Randevu Almak İçin Tıklayın.

bir yorum bırakın